borç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
borç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2019 Cuma

Borçlu ve kaygılı: Gelir ve yaşam koşulları özeti

Türkiye İstatistik Kurumu 2006 yılından bu yana her yıl gelir dağılımı ve yaşam koşullarına dair veriler yayımlıyor. Geçtiğimiz yıl için veriler 18 Eylül’de açıklandı. Elimizde daha kapsamlı ve süreklilik arz eden bir gösterge ya da araştırma bulunmadığı için çeşitli veri toplama sorunlarına karşın dikkate almamız gereken bu sonuçlardan bir derleme yaptım. Karışık bir resim var önümüzde: Kaynayan, gelir adaletsizliği nedeniyle canı burnunda olması beklenecek bir toplum ama bir yandan da bazı grupların kendisini AKP ile özdeşleştirmesine izin verecek kadar yükselebildiği bir resim… Hayatımızın resmi.

30 Aralık 2016 Cuma

Hindistan ve Venezuela’da yeni banknotlar huzurda

2016’nın son ayları nadir rastlanan banknot değiştirme operasyonlarına sahne oldu. Hazırlıkları iyi yapılmamış ancak büyük bir kararlılıkla açıklanan bu değiştirme operasyonlarının hedef gösterdikleri kesimler açısından bir ortaklıkları var. Ancak hem ülke ekonomilerinin farklı yapıları hem de iktisadi sorunların niteliği nedeniyle etkileri farklı gerçekleşecek. Yine de “ekonominin düşmanları” ve halkın refahına göz dikenlerin cezalandırılacağını söylemek pek mümkün görünmüyor.

17 Kasım 2016 Perşembe

Ekonomik çöküntü ve hazırlık

Aralarında Türkiye’nin de olduğu orta gelir düzeyi ülkelere portföy yatırımları ağırlıklı sermaye girişleri 2016 yazında devamlılık sergiledi. Bu durum Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında doların yükselişinin frenlenmesini getirdi. Ancak önce FED faiz artışı ihtimalinin bir süreliğine de olsa güçlenmesi, sonrasında ABD ekonomisindeki belirsizliklere karşın güvenli liman arayışının yoğunlaşması çok sayıda orta gelir düzeyi ülkeye (Çin dışarıda bırakılırsa bir bütün olarak “yükselen piyasalara”) net sermaye girişlerinin azalarak devam etmesi anlamına geldi. ABD seçimleri sonrasında ise yabancı yatırımcıların bu kategorideki ülkelerden çıkışı yoğunlaştı. Örneğin Çin haricindeki 8 yükselen piyasa ülkesinden para-sermaye çıkışı sadece 9-11 Kasım tarihlerinde 2,5 milyar doları buldu.


1 Kasım 2016 Salı

Borç yapılandırma ve taksit düzenlemeleri: Neden şimdi?

Eylül ayı sonunda hükümet bir önlem olarak kredi kartı taksit sınırlandırmasında ve ihtiyaç kredileri ile kredi kartı borç bakiyelerinin yapılandırılmasında yeni düzenlemelere gitti. Bu düzenlemeler ilk bakışta taksit sayısında sınırlandırma ve kart borçlarında asgari ödeme oranlarının yukarı çekilmesi gibi 2010-2013 yılları arasında alınan önlemlerle zıtlık sergiliyor. Düzenlemeler arasında yer alan unsurlardan, bankaların konut kredilerinde kredi tutarının, teminatın yüzde 80’ine varabilmesi konut piyasasında satışların düşüşü karşısında; borç bakiyelerinin 72 aya kadar taksitlendirilerek yapılandırılması da birikmiş borç nedeniyle iç tüketimin kısıtlanması karşısında sınırlı etkide bulunacak olsalar da şimdiden adım atıldığını gösteriyor.

20 Eylül 2016 Salı

Çin’in Borç Sorunu Ağırlaşarak Devam Ediyor

Geçtiğimiz günlerde yayımlanan Bank of International Settlements (BIS) raporu uluslararası bankacılık ve finansal piyasa gelişmelerine ilişkin veriler sunuyor. Raporda bankacılık sistemine dair uyarı göstergelerinde özellikle Çin verileri heyecan yarattı ve Çin bankacılık sistemindeki sorunları uluslararası gündeme taşıdı. Bu veriler artan şirket borçluluğu rakamları ve toplam borcun artışı ile karakterize olan Çin’in borç sorununun da çözülemediğine işaret ediyor.

27 Mart 2013 Çarşamba

Kıbrıs’ta Sermayenin Planı Uygulanacak

AB ve IMF ile Kıbrıs hükümeti arasında sağlanan anlaşmaya göre, 100 bin avronun üzerinde olan mevduatlar dondurulacak ve önemli bir kısmı borç ödemesinde kullanılacak. Peki, bir hafta süren bu çetin görüşmeler sonrasında varılan bu sonuç ne anlama geliyor? 

14 Ocak 2013 Pazartesi

Yunanistan: Borcunu öde, mali disipline sadık kal*


Uzun vadeye yayılan bir yeniden yapılandırma sayesinde, verilen tavize karşılık Yunan halkına on yıllar boyunca neoliberal politika uygulamalarının dayatılması öngörüldü. Avrupa Merkez Bankası ve Avro bölgesi devletleri her şeye rağmen Yunanistan’ın borçlarını ödemesini ve mali disipline sadık kalınmasını istiyorlar.


20 Eylül 2012 Perşembe

Sürekli Kriz Çağının Başlangıcı: Batı Cephesinde Değişen Bir Şey Yok

Geçtiğimiz haftayı kısaca özetlersek 2007-8'den itibaren var olan tablonun değişmediğini, hatta krizin daha da derinleştiğini görebiliriz. FED, gelen işsizlik rakamlarının bir türlü düşürülememesi üzerine piyasalara sınırsız parasal destek sağlayacağını ilan etti. Bunun karşısında Avrupa Merkez Bankası (ECB), geleneksel yolundan sapmayarak, sadece yapısal reformların uygulanması koşulu ile ikincil piyasalardan fon alımının yapılabileceğini ilan etti. Geçtiğimiz dönemden farklı olan ise, Çin'deki yavaşlamanın daha da belirginleşiyor olması.

10 Şubat 2012 Cuma

ABD ve Avrupa Krizindeki Farklılıklar: Herkesin Krizi Kendine (mi)


Kapitalizmin içsel olarak kriz üreten, hatta bu krizlerle birlikte var olan bir yapıda olduğunu artık herkes kabul ediyor. Bu krizlerin nasıl oluştuğuna dair, özellikle Marksistlerin başını çektiği bir dizi açıklama biçimi ise sürecin genelini açıklar nitelikte. Ancak yine de ABD'deki kriz dinamikleri ile Avrupa'daki kriz dinamikleri farklı olabiliyor.

29 Eylül 2011 Perşembe

Boçlanma Paradoksu ya da Devletlerin İflası

Şu sıralar gözler Avrupa üzerine odaklanmış olsa da, ABD'den gelen açıklamalar kafaların iyice karıştığını gösteriyor. İşler giderek sarpa sararken, çözüm için yapılan önerilerde de ciddi bir açmazla karşı karşıya kalınmış durumda: Borçlanma parakdoksu!

14 Eylül 2011 Çarşamba

kriz sahnesinde devam eden kötü oyunculuklar!

Yunanistan’ın kamu borcu ve iflası ile ilgili söylentiler ve beklentileri Yunan trajedisine benzetenler bu hikayenin Yunanistan’dan kaynaklandığını ima ettikleri oranda yanlış bilgilendirmede bulunuyorlar. Hikayenin gidişatı nedeniyle böyle bir çıkarımda bulunmak da yanlış.

17 Ağustos 2011 Çarşamba

bir AA+ bir BBB alalım, bir de Eurobond lütfen

A.B.D.’nin kredi notunu düşürmeyen Fitch’in kararı ve Sarkozy ile Merkel’in yeni bir Eurozone ekonomi yönetimi oluşturulacağı açıklamaları kısa ve orta vadede ekonomik büyümeyi geri getirmeyecek. Muhtemel oynaklığın önüne geçmek amacıyla finansal yatırımcılara telkinde bulunmanın ötesinde anlam taşımayan bu kararların sonuçları kısa süre içinde yansımalarını gösterecek. Bununla yetinemeyen piyasacı ekonomistler ve finansal yatırımcılar A.B.D.’nin hem kamu harcamalarını kısıp hem de kaynakları verimli bir şekilde kullanması, Avro bölgesi ülkelerinin de ortak bir Eurobond çıkararak Avrupa Merkez Bankası’nın başı sıkışan ülkenin tahvillerini alması uygulamasının son bulması önerilerini dillendiriyorlar.