Geçen haftaki yazımda, mültecilerin Türkiye ekonomisine etkileri ile ilgili iki gözleme yer vermiştim. Bunlar (i) mültecilerin Türkiye’nin resmi nüfusundan sayılmaması nedeniyle kişi başına düşen milli gelir rakamının gerçekte olduğundan daha yüksek görünmesi ve (ii) mültecilerin Türkiye ekonomisinde bölgesel olarak da olsa enflasyonu aşağı çekici etkisi olduğu idi. Yazı sonrası gerek göç konusunda çalışan akademisyenlerden gerekse konu ile ilgilenen araştırmacılardan çok yararlı geri dönüşler aldım. Aşağıda, geçen haftaki yazımın devamı niteliğinde bir düzeltmeye ve iki yeni gözleme yer vereceğim.
Ekonomiyle ilgilenmeyebilirsiniz. Ancak bu sizi ekonomik krizin sonuçlarına maruz kalmaktan muaf kılmaz.
Göçmen Emeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Göçmen Emeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Nisan 2017 Cuma
25 Mart 2017 Cumartesi
Göçmenlerin Türkiye Ekonomisine Etkileri
Son dönemde önce Almanya ardından da Hollanda ile yaşanan gerginlikler sonrası Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, mültecilerle ilgili Avrupa Birliği ile Türkiye arasında yapılan geri kabul anlaşmasının askıya alınabileceği sinyalini verdi. Ancak İçişleri Bakanı daha açık sözlüydü: “Çok arzu ediyorsanız, bir Geri Gönderme Anlaşmamız var, isterseniz size göndermediğimiz her ay 15 bin mültecinin önünü açalım da aklınız bir şaşırsın”. Bu açıklama ile Türkiye, resmi ağızdan açıkça kendi ülkesinde sığınmacı olarak bulunan insanların aslında siyasi bir koz olarak da kullanılabileceğini ilan etmiş oldu. Bu pozisyonun insani, ahlaki ve siyasi değerlendirmesini yapmak şüphesiz önemli. Ancak bu yazıda, yeri geldiğinde uluslararası siyaset açısından bir koz olarak görülen sığınmacıların Türkiye ekonomisine etkileriyle ilgili iki gözleme yer vereceğim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)