Gayrımenkul sertifikalarının halka arzı geçtiğimiz hafta gerçekleşti ve sistem uygulamaya girdi. Bu Türkiye’de inşaat-finans bütünleşmesinin yeni bir aşaması olarak görülebilir. Ancak mesele, sistemin tanırım videolarında görüldüğü gibi tozpembe değil. Yaşanan, konut hakkının finansallaştırılması ve piyasa temelli konut edindirme modelinin krizidir.
Ekonomiyle ilgilenmeyebilirsiniz. Ancak bu sizi ekonomik krizin sonuçlarına maruz kalmaktan muaf kılmaz.
Kentin Finansallaşması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kentin Finansallaşması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Nisan 2017 Cumartesi
17 Mart 2017 Cuma
6 Maddede Gayrimenkul Sertifikası Sistemi
Türkiye ekonomisi için inşaat sektörü her zaman
önemliydi. Ancak 2001 krizinden sonra inşaat ile finans sektörü arasındaki bağların
kuvvetlenmesi, 2001 sonrası ile öncesi arasında niteliksel bir farkın oluşmasına
neden oldu. Daha önceki yazılarda, inşat-finans bütünleşmesinin dinamiklerine
ve 2000’li yıllardaki temel doğrultunun kent mekanının finansallaştırılması olduğuna
işaret etmiştim (ilgilenenlere şu yazılara bakılabilir: link1, link2).
Bu yazıda, geçtiğimiz hafta yapılan düzenleme ile
uygulamaya geçen Gayrimenkul Sertifikası Sistemi’ne (GSS) odaklanacağım (GSS
ile ilgili üç düzenleme var: ilki, ikincisi
ve üçüncüsü).
GSS, bir taşla altı kuş vurmayı amaçlıyor! Bu amaçların her biri, inşaat-finans
bütünleşmesini kuvvetlendirecek yönde. Konuya ilgili yaptığı açıklamasında, TOKİ
Başkanı Mehmet Ergün Turan da bunu teyit ediyor: “gayrimenkul sertifikası ihracı sadece gayrimenkul sektörü değil finansal
piyasalar için de önemli”.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)