Türkiye’de yıllardır çeşitli altyapı ve inşaat projelerine devletin verdiği garantiler ve bu garantilerin yarattığı yük tartışılıyor. Artık tartışmayı bir sonraki aşamaya taşımak gerekli. Ancak söz konusu kamu özel işbirlikleri (KÖİ) olunca uzun bir giriş ve hatırlatmalar sonrasında esas konuya girebileceğiz.
Ekonomiyle ilgilenmeyebilirsiniz. Ancak bu sizi ekonomik krizin sonuçlarına maruz kalmaktan muaf kılmaz.
Hazine Garantisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hazine Garantisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Nisan 2021 Cuma
21 Mart 2017 Salı
20 yıl önce, 20 yıl sonra: Gözden kaçırılan yükümlülükler
Türkiye’de kamu borcu ve yükümlülükleri ile ilgili veriler ve raporları inceleyen bir araştırmacı devlet borçlanması kaynaklı bir kriz ya da istikrarsızlıkla karşılaşma ihtimalinin ortadan kalktığı yanılsamasına kapılabilir. Revizyona tabi tutulan Gayrisafi Yurtiçi Hasıla verilerine oranla borç stoku 2016 yılı 3. Çeyreğinde yüzde 27,4 olarak açıklandı. Hazine verilerine bakıldığında borç stokunun oransal olarak düşüşü 2016’da durmuş olsa da borç çevrimi sorunu çoktan ortadan kalkmış görünüyor. Borcun vade yapısının sağlamlığı yanında Hazine garantili kredilerin geri ödemelerinde de Hazinenin üstlendiği pay yok denecek kadar azalmış durumda.
4 Aralık 2016 Pazar
Dövizdeki Hareketin Faturasını Kim Ödeyecek?
Son haftalarda TL’nin hızlı değersizleşmesi
ile Türkiye ekonomisinde 2000’li yıllarda uygulanan ekonomi politikalarının
çelişkili yönleri daha da belirginleşti. Dövizin hızlı yükselişi, diğer
etkilerinin yanında özel sektörün döviz borcunun çevrilmesi sorunlarını gündeme
getirdi. O zaman soralım: Özel sektör neden bu kadar borçlu? Bu artan borcun
2000’li yıllarda izlenen ekonomi politikası ile bağlantıları nelerdir? Yanıtlar
aşağıda. Geldiğimiz noktayı baştan söyleyeyim: Türkiye’de 2000’li yıllar
boyunca izlenen birikim modelinin sonuna geliyoruz.
12 Mayıs 2016 Perşembe
Hazine garantisi sorunu siyasi krizin arkasında yatıyor olabilir mi? Beş soru, beş cevap
Başkanlığa meyleden otoriter yarı-başkanlık sisteminde 64. Hükumetin
başbakanı geçtiğimiz hafta içinde kibarca bir ifadeyle görevden alındı. Geç kapitalistleşen
ülkelerden sermaye çıkışıyla çakışan bu görev değişimi kararı Türkiye’de
borsanın diğer benzer konumdaki ülkelerden daha fazla düşüşüne ve dövizin yine
benzer konumdaki diğer ülkelere göre daha fazla değer kazanmasına neden oldu. Siyasi
kriz ve ekonomik çalkantı, uzun vadeli kredi borcu 100 milyar ABD dolarını
(bundan sonra dolar) geçen özel sektöre üç gün içinde yaklaşık yüzde 5’lik bir
Türk lirası değer kaybı ile okkalı bir darbe vurdu.
4 Mart 2015 Çarşamba
Seçim Öncesi Krize Hazırlık: Hazine Garantisinin Kapsamı Genişliyor
Geçtiğimiz hafta sonu (28 Şubat 2015) alınan 2015/7331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile Kredi Garanti Fonu (KGF) gibi gözlerden uzakta, deyim yerindeyse
“uyumakta” olan bir kurum yeniden aktifleştirildi. Karar’ın amacı,
küresel krizin derinleşmesi sürecinde Türkiye ekonomisinde yaşanabilecek
olası bir sert daralmanın etkilerini azaltmak.
2 Mart 2015’teki
yazısıyla Çiğdem Toker,
konuya “küçülmeye büyük işaret” diyerek dikkat çekmişti. Bu yazı ile
genel seçime yaklaşırken giderek sıkışan ekonomi yönetiminin kriz
karşıtı önlemlerin bir parçası olarak KGF ve Hazine grantisi ile
KOBİ’lere vermeyi planladığı desteğin üzerinde duracağım.
20 Nisan 2014 Pazar
Yeni "Örtülü Ödenek" Mi Geliyor?
Şubat başında, olası krize hazırlık olarak hükümetin özel sektörün borcunu devralabileceğine işaret etmiştik. Dün (19 Nisan 2014) Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmeliğe göre bu olasılık gerçekleşti. Artık özel sektör borçlarına Hazine garantisi getiriliyor. Peki, iki kritik seçim yaklaşırken bunun anlamı ne?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)