2008 küresel finansal krizinin başlangıcının üzerinden 10 yıl geçti. Krizin etkileri bazı bölgelerde yoğunlaşarak devam ediyor, Avrupa Birliği (AB) de bu bölgelerden biri. ABD ile kıyaslandığında Avrupa’da krizin etkilerinin çok daha uzun sürmesinin nedenleri üzerine farklı görüşler var. Bu görüşler, bir yanıyla Avro Krizi’nin nedenleri ile ilgili yaklaşımları da içeriyor. Bu yazıda, Avro Krizi’nin nedenleri ve krizin gidişatı ile ilgili üç farklı yaklaşımı ele alacağım. Bu tartışma, Almanya’dan 2018’in üçüncü çeyreğinde gelen ekonomik daralma verisi ve AB Komisyonu ile İtalya hükümeti arasında yaşanan bütçe krizi bağlamında, daha önemli hale geliyor.
Ekonomiyle ilgilenmeyebilirsiniz. Ancak bu sizi ekonomik krizin sonuçlarına maruz kalmaktan muaf kılmaz.
Avrupa Birliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrupa Birliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Kasım 2018 Perşembe
12 Ağustos 2015 Çarşamba
Çin Küresel Ekonomiyi Sarsıyor
Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin'de hafta başından itibaren üst üste iki günde toplam yüzde 3.5 oranında yapılan devalüasyon, zaten kırılgan olan küresel ekonomik atmosferin daha da istikrarsızlaşmasına neden oldu. Temmuz başında Çin borsasında yaşanan çöküş sonrasında, krize karşı bir politika aracı olarak kullanılan miktarsal genişleme kervanına ABD, Japonya ve Avrupa'dan sonra Çin de katılmıştı. Ancak küresel krizin derinleşmesi yaşanırken bu önlemlerin sonuç verme olasılığı oldukça düşük.
2 Mart 2015 Pazartesi
Küresel Kriz Derinleşirken Türkiye’nin İhracatı Daralıyor
Türkiye ekonomisine
dair veriler açıklandıkça, ekonomi yönetiminde merkez bankası ve faiz
üzerinden yaşanan gerilimin nedenleri biraz daha netleşiyor. Şubat ayı ihracat
rakamlarına baktığımızda, yüzde 13'lük sert bir düşüş yaşandığını görüyoruz. Bunun temel nedeni, küresel krizin derinleşmesi sürecinin Türkiye'yi etkilemeye başlaması. Bunun anlamı, seçime gidilen bir ortamda iç talebin canlandırılmasının, merkez bankası başkanının istifası pahasına dahi olsa bir zorunluluk halini alması.
25 Ocak 2015 Pazar
Piyasalarda Demokrasi Tedirginliği: Yüksek Finans ve Syriza’nın Seçenekleri
Yunanistan’daki 25 Ocak seçimlerini büyük olasılıkla Radikal Sol Koalisyon
Syriza birinci parti olarak kazanacak. Konunun pek çok boyutu var ve bu
boyutlar bir süredir hem dünya genelinde hem de Türkiye’de enine boyuna
tartışıldı. Bu yazıda güncel tartışmalardan hareketle üç noktanın altını çizmek
istiyorum. Syriza’nın yükselişi (i) liberal demokrasinin kırılganlıklarını bir
kere daha ortaya çıkardı ve sermaye için demokrasinin ana-akım partileri
güçlendirdiği oranda önemli olduğunu gösterdi, (ii) mevcut Avrupa Birliği
sisteminin olarak sola kapalı yapısını görünür kıldı, (iii) sola kapalı bir
sistemde iktidara gelen bir sol partinin önündeki seçeneklerin ne kadar kısıtlı
olduğunu ortaya koydu. Son olarak olası Syriza iktidarının önündeki
seçeneklerin neler olacağı üzerinde duracağım.
11 Temmuz 2014 Cuma
Sıradaki Kriz Gelsin: Bu Sefer Portekiz!
10 Temmuz günü Portekiz’in en büyük
bankasının kağıtlarının borsada işlem görmesi askıya alınınca, Avrupa’da
2008’den beri hiç dinmeyen finansal dalgalanmalara bir yenisi daha eklendi.
Konunun ekonomik ve politik yönlerine aşağıda değineceğim ancak Portekiz’deki
gelişmelerin malum olanı bir kere daha ilan ettiğini baştan belirtmek gerekir: Kemer sıkma politikaları öldü,
ancak cenazeyi kaldıracak "mezar kazıcılar" henüz ortada
görülmediğinden durum giderek kötüleşiyor!
1 Temmuz 2014 Salı
Kriz Sürüyor, Bu Sefer Bulgaristan
Geçtiğimiz hafta Bulgaristan'da yaşanan finansal panik, Avrupa'da krizden çıkış için gösterilen onca çabaya rağmen hem finansal sistemin hem de ülke ekonomilerinin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Finansal sistemin kilitlenmesini önlemek için Bulgaristan bankacılık sistemine 2.3 milyar avroluk bir desteğin enjekte edilmesi, Avrupa Komisyonu tarafından onaylandı. Peki Bulgaristan krizinin yayılma ihtimali var mı? İste korkutan soru bu.
26 Mayıs 2014 Pazartesi
Ekonomik Kriz ve Yükselen Aşırı Sağ: Avrupa Seçimlerini Nasıl Okumalı?
Dün (25 Mayıs) sonlanan Avrupa Parlamentosu seçimlerinin en önemli
sonucu aşırı sağın yükselişi oldu. İlk gelen sonuçlara Aşırı sağcı Ulusal Cephe
Fransa'da yüzde 25 oy aldı. Danimarka, Avusturya,
Macaristan, Finlandiya ve Yunanistan aşırı sağcı partilerin oy artırdığı ülkeler arasında yer aldı. Birleşik Krallık'ta ise göçmen karşıtı parti (UKIP) oylarını yüzde 11 artırarak birinci oldu. Buna karşılık Avrupa'da sola ait en iyi haber, krizle
cebelleşen Yunanistan'dan ve İspanya'dan geldi. Yunanistan'da Syriza oyunu artırarak birinci parti
olmayı başardı, İspanya'da Podemos hareketi ise büyük bir başarı göstererek ilk kez katıldığı seçimde yüzde 8 oy almayı başardı ve ekonomik krize ve kemer sıkma politikalarına karşı geniş kitlelerin sesi oldu. Seçim sonuçlarının her bir ülke için değerlendirilmesi önemli. Ancak burada iki noktaya değineceğim: İlki, seçim sonuçları ekonomik kriz bağlamında değerlendirilmesi gerekliliği. İkinci de, sosyal demokratların neoliberal kemer sıkma tedbirlerini uygulamalarının sağın yükselişindeki önemli etkenlerden biri olduğu.
3 Nisan 2014 Perşembe
AKP’nin Yeni Kurtarıcısı Avrupa'nın Krizi Mi Olacak?
Avro Bölgesi’nde son açıklanan enflasyon rakamları, Avrupa’da deflasyonun giderek artan bir risk olarak ortaya çıktığını gösterdi. Avrupa Birliği Merkez Bankası ise buna izin vermeyeceklerini ve ellerinde araçları kullanabileceklerini açıkladı. Bu gelişmeler, eğer yeni bir parasal genişleme dalgası ile sonuçlanırsa, devlet krizi ile sıkışmış olan AKP için bir hayat öpücüğü işlevi görebilir.
29 Ocak 2014 Çarşamba
Küresel Krizde Yeni Aşama, Merkez Bankası Kararları ve Yaklaşan Krizin Adını Koymak
Geçtiğimiz hafta TL, Dolar karşısından,
Arjantin Peso’sundan sonra en hızlı değer kaybeden para birimi olunca 27 Ocak akşamı, merkez bankası para politikası kurulunu olağanüstü toplantıya çağırdı ve
sonuçta sert faiz artırımı kararları aldı. Bankanın aldığı
kararları ve bu kararların olası etkilerini anlayabilmek için, meseleyi dünya ve Türkiye ekonomisinin temel dinamiklerini hesaba katan bir konjonktür analizinin içine yerleştirmek isabetli olacaktır.
Labels:
2008 Krizi,
2014,
2014 Krizi,
ABD,
Avro,
Avrupa,
Avrupa Birliği,
Dolar,
Durgunluk,
Dünya Ekonomisi,
enflasyon,
Faiz,
FED,
FED Kararları,
İşsizlik,
Kriz,
Kur,
merkez bankası,
Stagflasyon,
Yükselen Piyasalar
23 Şubat 2013 Cumartesi
Avrupa Krizinde Gidiş: Kötüden Daha Kötüye
Ocak
ayı içinde yapılan Davos toplantılarında, pek çok akademisyen, sermaye ve
hükümet temsilcisi, 2013 yılında dünya genelinde krizden çıkış için önemli
gelişmelere tanık olunabileceğini savundular.
1 Şubat 2013 Cuma
2013’e Girerken Dünya Ekonomisi: Daha Çok Neoliberalizm!
2013 yılına
girerken, dünya ekonomisinin temel gündemini kriz ve krizden çıkış için
uygulanan politikalar oluşturuyor. Sürece genel hatlarıyla baktığımızda, dünya
genelindeki üç önemli birikim merkezi olan Doğu Asya, AB ve ABD’nin 2008
krizinin etkilerini atlatamadıklarını söyleyebiliriz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)