rejim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rejim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2021 Cuma

Rejime taç takılacak mı?

 Erdoğan yönetimi açısından sindirilmesi zor bir darbe anlamına gelen 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde, kendi ifadesiyle “kampanyayı yönetmiş” bir siyasi danışman Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyum rektör ataması sonrasındaki gösteriler yaygınlaşırken bir tweet attı. Çok dikkat sarf etmek gerekmeyebilirdi, fakat söz konusu “spin doctor” aynı zamanda Türkiye’nin kitle desteği açısından en büyük ikinci partisinin genel başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu, o noktaya taşıyan kampanyalardan birisini de yönetmiş bulunduğu ve canı burnunda bir kitleye doğrudan seslendiği için kulak kabartmak gerekti.

14 Ocak 2019 Pazartesi

2019’da Evi Değiştirir miyiz? Rejim ve Kriz Üzerine Uzun bir Değini

Ekonomi yönetimi bir kumar oynuyor. Plan işlemezse çok pahalıya patlayacak hamle Kasım ortasında başladı. Bu kumar işleri olduğu gibi sürdürme peşinde. Ancak çok sıkışırsa kısmi düzenlemelere, reformlara hayır demek AKP’nin harcı değil. Bunu görmeden yapılan iktidar eleştirisi, bir piyasalaştırma hamlesiyle, bir hukuk reformuyla işlerin yoluna girdiğini söylemeye izin verir. Daha ötesine geçmemiz gerek. Bu yazıda kısaca Kasım’da başlayan kumarı, mevcut politik ekonomik düzlemi ve yapısal reform önerilerinin sorunlarını göstermek istiyorum.

2 Ağustos 2018 Perşembe

Varlık Fonu ne yapıyor? Hani kuşlar, ağaçlar?

“Piyasada bahar rüzgârı” ifadesini görünce etrafıma bakınıyorum: Hani kuşlar, ağaçlar, bin bir renkli çiçekler? Click-bait manşetler bir yana, böyle bir rüzgâr beklentisi diğer yandan da kuruluşunun üzerinden 2 yıl geçmiş Türkiye Varlık Fonu (TVF) ile ilişkilendiriliyor. TVF sitesinde ise, kurumun ne yaptığına ve yapacağına dair aylardır aynı ifadeler bulunuyor. Ben de yeni kostümlerine alışamamış devlet nobranlığı ile tekrar karşılaşınca bazı soruları sıralama vaktidir diye düşündüm.

12 Temmuz 2018 Perşembe

Bir performans olarak 24 Haziran sonrası

Türkiye’de iki türlü siyasal performansa bakıp göz kamaştırıyoruz. Birincisine fazla takılıp, ikincisini anlamazlıktan geliyoruz.