Moody’s’in geçen hafta Türkiye’nin kredi notunu Ba1’den
Ba2’ye düşürmesiyle Türkiye’de ata sporu haline gelmekte olan kredi
derecelendirme kuruluşlarını (KDK) kötüleme pratiği yeniden filiz verdi.
Ekonomistler kararın aşırı şaşırtıcı olmadığını ima etseler de AKP kadroları
Moody’s’in not kararının itibarsız olduğunu açıkladılar. Moody’s bu sıralarda
aralarında yabancı ortaklı bankaların da bulunduğu 14 bankanın ve altı şirketin
notunu birer kademe indirdi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu başkanı
Mehmet Ali Akben ise “Milli bir kredi derecelendirme kuruluşuna ihtiyaç
duymaktayız” açıklamasında bulundu ve 2018 yılı içinde ulusal bir
derecelendirme kuruluşunun oluşturulacağını müjdeledi.
Ekonomiyle ilgilenmeyebilirsiniz. Ancak bu sizi ekonomik krizin sonuçlarına maruz kalmaktan muaf kılmaz.
Kredi Notu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kredi Notu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Mart 2018 Salı
13 Şubat 2014 Perşembe
2014’e Girerken Küresel Güney’de Ekonomik Kilitlenme: Çalışanlar Nasıl Etkilenecek?
“Yükselen piyasalar” olarak kodlanan ülkelerde yaşanan
sert devalüasyonlar, Çin’in ekonomik büyüme temposunun azalması, Avro
Bölgesi’nde artan deflasyon riski ve ABD’de bir türlü toparlanamayan ekonomik
büyüme 2014’ün ilk ayında göze çarpan gelişmelerdi. Türkiye’de ise devlet krizinin eşlik ettiği seçim sürece ve buna
eşlik eden yavaşlayan bir ekonomik büyüme temposuna tanıklık ediyoruz. Son
olarak 7 Şubat’ta gelen uluslararası kredi değerlendirme kuruluşu
Standart&Poors’un Türkiye’nin kredi notu görünümünü durağandan negatife çevirmesi haberi, önümüzdeki dönemin
ekonomik büyüme için çok da parlak olmadığına işaret ediyor.
Bu yazıda, 17 Aralık ile başlayan yolsuzluk ve rüşvet
operasyonu ve bunun giderek bir devlet krizine dönüşmesi süreci olmasaydı da,
Türkiye’nin küresel ekonomik dalgalanmadan yine de etkileneceğini, devlet
krizinin ise, sadece bu etkiyi daha da derinleştiren ve büyüten bir unsur
olarak ele alınması gerektiğini ileri süreceğim. Bu çerçeveden hareketle
yaşanan tüm bu gelişmeleri daha iyi anlayabilmek için önerim bir adım geri
çekilerek şu temel sorulara yanıt aramak: Yeni bir ekonomik krize mi giriyoruz?
“Yükselen piyasalar” krizi 2008 krizi ile bağlantılı mı? Olası krizin
mekanizmaları neler olabilir? Ve bu krizden çalışanlar nasıl etkilenecek?
24 Haziran 2013 Pazartesi
Hükümetin Yeni Stratejisi ve 5 Soruda Faiz Lobisi Tartışmaları
Geçtiğimiz hafta dolar tarihi bir rekor kırarak 1.95 TL seviyesinden döndü, borsada önemli kayıplar gerçekleşti, Merkez Bankası bir günde 350 milyon dolarlık müdahale yapmasına rağmen etkili olamadı ve faizler yükseldi. Peki bu yaşananların Gezi direnişi ile ilgisi var mı? Faiz lobisi ve uluslararası komplocular yeni bir hamleye mi girişti?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)