Kredi Sıkışması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kredi Sıkışması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2018 Perşembe

Sanayi Daralıyor, Batık Krediler ve İşsizlik Artıyor

Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin nedenleri ve krizin gelişim süreci ile ilgili konuları daha önceki yazılarda detaylı olarak ele almıştım. Tekrara düşmemek için bu yazıda bunlara değinmeyeceğim. Krizin nedenleri ve mekanizmaları üzerinde durmak yerine, üç güncel güncel verilerden hareket ederek, krizin derinleşmekte olduğuna işaret edeceğim. 

21 Eylül 2018 Cuma

Şok Faiz Artışı, Batık Krediler ve İflas Ertelemeleri

2013 yılı, pek çok açıdan yakın dönem Türkiye için bir dönüm noktası idi. AKP’yi 2002’den beri şaşmadan iktidarı getiren neoliberal popülist modelin krizi 2013’te başladı. Ekonomik büyüme yavaşlamaya yoluna girdi, neoliberal popülizmin alamet-i farikalarından olan finansal içerilme durdu, gelir artmadan harcamaların artabilmesi ‘mucizesinin’ yaldızları dökülmeye başladı. Kısacası ‘büyü’ bozuldu. Yani, aslında 2013’te tıkanan model, o tarihten itibaren bir ‘zombi’ olarak varlığına devam ediyor. 

Aşağıdaki verilerden de görülebileceği gibi, 2016’da bir darbe teşebbüsü olmasaydı dahi, ekonomik zorluklar yoğunlaşacaktı. 2016’nın üçüncü çeyreğinde yaşanan daralma, 2017 referandumunu ve sonrasındaki seçimleri kazanmaktan başka seçeneği olmayan mevcut iktidar açısından alarm niteliğindeydi. İktidarı garantilemek için yaratıcı seçenekler devreye sokuldu ve bir ‘geleceğe kaçış’ planı uygulamaya kondu. 

Şimdi geleceğe kaçış öncesine, yani 2016’ya dönüyoruz. Ama iki farkla. İlki siyaseten rejim değişimi hedefine ulaşmış bir iktidar var artık. İkincisi, iktisadi olarak, ilkinin maliyeti nedeniyle ekonomi 2016’dan çok daha kötü bir durumda. İki veri[2] ile gidişatı değerlendirip, konuyu geçtiğimiz hafta sonu yapılan ‘teknik iflasların’ 2023’e kadar ertelenmesi düzenlemesine getirerek, şok faiz artışının olası sonuçlarına değineceğim.