döviz kuru etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
döviz kuru etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2021 Cuma

Tersiyle düzüyle dolarizasyon sorunu

 Gözlemcilere bu kadar mı olur dedirten yabancı para mevduatlarındaki artış hikayesinin, bir süreliğine sonuna gelmiş bulunmamız olasılığı hiç olmadığı kadar arttı.

Kur krizi, reloaded

 Sanki iki yıl öncesine ışınlandık. Fakat bu sefer, sersemletici değer kayıpları faiz artışı sonrasında geldi. Faiz son üç ayda beş yüz baz puandan fazla arttı (politika faizi gösterge niteliği taşımadığı için ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinden bahsediyorum, bu satırlar yazılırken yüzde 13’ü de aşmıştı) ancak para birimi değer kaybı daha uzun süreye yayılarak devam ediyor.

Yıkılmadı ama tadilatta: Ekonomide devridaim makinesi

 Hazine’nin temmuz ve ağustos aylarındaki borçlanma temposu ve bu borcun döviz cinsi olması 'birileri çıldırmış olmalı' dedirtebilir. Büyük olasılıkla Türkiye 2020’de tarihinin en büyük net borçlanmasını gerçekleştirmiş olacak.

Sorunlar ortada, muhalefetin yanlışı da

 Küresel Kuzey’de pandemi sonrasındaki toparlanma yol haritası, henüz netlik kazanmadı. Ancak istihdam destekleri, sermayenin ücret maliyetlerinin bir kısmının üstlenilmesi, ucuz kredi temini ve benzeri yöntemlerle, hatta zaman zaman devletin daha doğrudan işe el attığı destekler sunulması ile ekonomik daralmanın hafifletilmesi tercihi 2020’ye damga vuruyor.

23 Ağustos 2019 Cuma

Dört soruda Türkiye’nin otoriterliği ve kriz yönetimi

Türkiye’nin ağır krizi geride bırakılamıyor.

Geriye dönüp baktığımızda 2018 başlarında çok sayıda işaretin birden belirmiş olduğunu bugün daha net söyleyebiliyoruz. Geçtiğimiz yılın Mayıs ve Ağustos aylarındaki kur krizlerini kredi çöküşü takip etti. Enflasyon 2018 bitmeden son 16 yılın en yüksek seviyesine geldi. Sanayi üretimi geriledi, inşaat sektörü durdu ve sadece inşaat sektöründe 2018 baharından 2019 baharına kadar geçen sürede yarım milyondan fazla insan işini yitirdi. İşsizlik tarihimizin en yüksek seviyelerine fırladı.

14 Ocak 2019 Pazartesi

Bugün Piyasa için Ne Yaptın?

Dünyanın en yüksek politika faizi oranlarından birisi ile eylül ayından başlayarak Türk Lirası’nın değer kaybının bir süreliğine kontrol altına alındığını gördük. Ancak makroekonomik veriler en kötüsünün geride kaldığını söyleyen siyaset yapıcıları yalanlamaya devam ediyor. Ekonomi yönetimi elindeki tek piyasacı çekici sallamaya devam ediyor. Her engelin finansal derinleşme yetersizliği ya da yeterince piyasalaşamama çivisi olarak görülmesi ise aslında işleri zorlaştırıyor. Merkez Bankası’nın (MB) döviz ihaleleriyle bankalara sunduğu eşi görülmedik desteğin arkasında da böyle bir çekiç-çivi hikâyesi yatıyor.

13 Ağustos 2018 Pazartesi

Türk Lirası’nı kim kurtaracak?


İlginç zamanlardan geçiyoruz. Herkes Türk lirasını kurtarmak istiyor. Ama Türkiye’de iktidar ekonomik bünyenin sağlam olduğunu iddia ediyor, bazı muhalefet milletvekilleri de Türkiye’ye komplo kurulduğu düşüncesini savunuyor.

10 Ağustos 2018 Cuma

Üç kuruşumuza da çökecekler mi?

Hafta sonu katıldığım bir seminerde yaklaşık iki saat boyunca Türkiye ekonomisinin sorunlarına dair görüşlerimi paylaştım. Seminer sonunda, şaka yollu, doların akıbetini soran bir katılımcıdan sonra, yanıma usulca yaklaşan bir dinleyici çekimser de olsa sorma ihtiyacı hissetti: “6 olur değil mi?”. Bu, bir sorudan ziyade endişe ifadesiydi. Bütün göstergelerin kötüye gitmesi ve sürüklenme duygusu, kanımca “dolar yükselecek mi?” sorusunun arkasında heyula gibi dikilen şu endişeyi güçlendiriyor: Yabancı para mevduatlarına, üç kuruş birikimimize bir el atma söz konusu olur mu?

6 Ağustos 2018 Pazartesi

TL'deki hızlı değersizleşmeye neden müdahale edilmiyor?

TL'deki hızlı değersizleşmeye neden müdahale edilmiyor? sorusu yeniden gündeme geldi. Bir kaç kısa hatırlatma yapmak istedim.

Yaşanan bir birikim modeli krizi. Bu tip kriz konjonktürlerinin en önemli belirtisi, ekonomi yönetiminin müdahale seçeneklerinin sınırlanmasıdır.

12 Temmuz 2018 Perşembe

Nihayet decoupling ya da bir gün kavuşur muyuz?

Mehmet Şimşek ve Murat Çetinkaya’nın 28-29 Mayıs’ta, Türkiye ekonomisindeki karar alıcıların uluslararası finansal sermayeye olan bağlılıklarını beyan etmek üzere Londra’ya gerçekleştirdikleri sefere Merkez Bankası’nın para politikasını sadeleştirme kararı eşlik etti. Bu adımların etkisiyle ABD Doları 30 Mayıs’ta 4,50’nin altına geriledi. İlginç bir şekilde hem liberal iktisatçılar, hem de AKP kadrolarının aynı anda zafer ilan ettiğini gördük. Nihat Zeybekçi “10 güne rahatlarız” diyeli daha bir hafta geçmemişti üstelik.

3 Haziran 2018 Pazar

Döviz-Faiz Kıskacı

Geçtiğimiz hafta, TL’nin ABD doları karşısında 3.80’lerin üzerine çıkması ile Türkiye ekonomisinin 2014’ten beri iki defa karşılaştığı darboğazın yeniden ortaya çıkması ihtimali belirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2014 başında ve 2016 başında TL’nin hızlı değersizleşmesini önlemek için iki kuvvetli faiz artışı gerçekleştirmişti. 

2017’nin sonuna yaklaşırken faizi düşürme söylemleri artarken, kurdaki hareket yeniden sert bir faiz artırımı baskısı yaratıyor. Bunun gerçekleşmesi durumunda 2014’ten beri farklı yollarla ertelenebilen stagflasyonist sıkışmanın, önümüzdeki dönemde yeniden gündeme gelebileceğine dair emareler birikiyor. 2019’da yapılacağı ilan edilen ve ülkeyi yöneten siyasi heyet tarafından “varlık-yokluk” meselesi olarak görülen seçimler öncesi, ekonomide yeni bir darboğazın yaşanması olasılığı, ülkenin kaderini belirleyebilecek bir etkiye sahip olabilir. 

7 Mayıs 2018 Pazartesi

Bir kriz mi geliyor?

Türk lirasının değer kaybı ve faiz oranının yüksekliği nedeniyle Türkiye’nin bir kriz atmosferi içinde olup olmadığı sorusu ya da hükümetin aldığı/almayı planladığı önlemlerin olası bir krizi önleyip önlemeyeceği konusu yeniden hararetle konuşulmaya başlandı. Bir paket olarak pazarlanan ekonomik önlemlerin içinde mart ayı sonunda yasalaşan tek hazine hesabının kapsamının genişletilmesi de yer alıyor. Ayrıca KDV borcu bulunanların ödemelerinin tecili ve gıda enflasyonunu kontrol altına almak için çalışmaların sürdüğü, bir yandan daha fazla teşvik verilirken öte yandan da vergi ödemelerinde kolaylık sağlanması gibi unsurlar hükümetin yakın dönemdeki planları arasında.

24 Nisan 2017 Pazartesi

Rejimin yeni kıyafetleri ve ekonomik beklentiler

Şaibeli referandum sonrasında Türkiye ekonomisinin nereye yol alacağı konusunda çok keskin ifadeler kullanmak uygun görünmüyor. Buna karşın olağanüstü hal dönemindeki ekonomik önlemler ve yakın zamandaki gelişmelere bakarak gidişatı anlamlandırabiliriz.

24 Ocak 2017 Salı

Türkiye’de ekonomik istikrarsızlığın farklı boyutları, beklentiler ve alternatifler

Türkiye’de ekonomik istikrarsızlığın farklı boyutları var. Bu kısa değerlendirmede üç boyutu vurgulayacağım: Birincisi Türkiye ekonomisinin temel yapısal sıkışmışlığı olan sermaye girişlerine bağımlılık, ikincisi Türkiye’de yerleşik hal alan yatırımcı demokrasisinin etkileri, sonuncusu da 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında iktidar çevrelerindeki politika tartışması ve alınan piyasacı önlemlerin sorunları derinleştirmesi. Kısacası istikrarsızlık yapısal reformlarda gecikmeden değil, piyasacılıkta ısrardan kaynaklanıyor.

17 Kasım 2016 Perşembe

Ekonomik çöküntü ve hazırlık

Aralarında Türkiye’nin de olduğu orta gelir düzeyi ülkelere portföy yatırımları ağırlıklı sermaye girişleri 2016 yazında devamlılık sergiledi. Bu durum Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında doların yükselişinin frenlenmesini getirdi. Ancak önce FED faiz artışı ihtimalinin bir süreliğine de olsa güçlenmesi, sonrasında ABD ekonomisindeki belirsizliklere karşın güvenli liman arayışının yoğunlaşması çok sayıda orta gelir düzeyi ülkeye (Çin dışarıda bırakılırsa bir bütün olarak “yükselen piyasalara”) net sermaye girişlerinin azalarak devam etmesi anlamına geldi. ABD seçimleri sonrasında ise yabancı yatırımcıların bu kategorideki ülkelerden çıkışı yoğunlaştı. Örneğin Çin haricindeki 8 yükselen piyasa ülkesinden para-sermaye çıkışı sadece 9-11 Kasım tarihlerinde 2,5 milyar doları buldu.


15 Eylül 2014 Pazartesi

Ekonomi Yönetiminde Sıkışma-I: 2015 İçin Bir Düşünce Egzersizi

Türkiye ekonomisine ait 2014 yılı 2. çeyrek verileri açıklandı. Bu yazı, mevcut verilere dayanarak önümüzdeki dönem ekonomik gelişmelerin neler olabileceğine dair bir düşünce egzersizi niteliğinde. Sonucunu şimdiden söyleyeyim: 2015 içinde, Ocak 2014'ün koşullarına geri dönebiliriz.