Mehmet Şimşek ve Murat Çetinkaya’nın 28-29 Mayıs’ta, Türkiye ekonomisindeki karar alıcıların uluslararası finansal sermayeye olan bağlılıklarını beyan etmek üzere Londra’ya gerçekleştirdikleri sefere Merkez Bankası’nın para politikasını sadeleştirme kararı eşlik etti. Bu adımların etkisiyle ABD Doları 30 Mayıs’ta 4,50’nin altına geriledi. İlginç bir şekilde hem liberal iktisatçılar, hem de AKP kadrolarının aynı anda zafer ilan ettiğini gördük. Nihat Zeybekçi “10 güne rahatlarız” diyeli daha bir hafta geçmemişti üstelik.
Ekonomiyle ilgilenmeyebilirsiniz. Ancak bu sizi ekonomik krizin sonuçlarına maruz kalmaktan muaf kılmaz.
Yükselen Piyasalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yükselen Piyasalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Temmuz 2018 Perşembe
5 Ocak 2017 Perşembe
2017, 2016’yı Aratabilir!
Ekonomi yorumcularının kötümserler ve iyimserler olarak ikiye
ayrıldığı, yaygın ama yüzeysel bir kanıdır. Bu kanının yüzeyselliği, iyimserlik
ya da kötümserlik gibi pozisyonların değer yargılarından, sınıfsal konumlardan
ya da yorumcunun ait olduğu düşünce okulundan bağımsız olarak geliştirildiğine
inanılmasıdır. İflah olmaz kötümserler, çoğu zaman, naif iyimserlere göre daha
yaratıcıdırlar. Ancak kişilerin geliştirdikleri fikirler ne kadar yaratıcı ya
da özgün olursa olsun, toplumsal ve sınıfsal güç ilişkileri içerisindeki
yerlerine göre tasnif edilirler. Genellikle hakim düşünce yapısı, diğerlerini
“kötümser” olarak etiketler. Bunu yaparken de “bardağın boş tarafına bakılıyor”
klişesini kullanırlar. Kötümser-iyimser
ikiliği çoğu zaman verimli bir tartışma ortamı sunmuyor. O nedenle ben
gerçekçiliği, hatta eleştirel
gerçekçiliği tercih ediyorum. Daha fazla uzatmadan konuya gireyim: meseleye
eleştirel gerçekçilik perspektifinden bakıldığında görünen gerek dünya, gerekse
Türkiye ekonomisi açısından 2017’nin, 2016’yı aratabileceği.
7 Ocak 2016 Perşembe
Devre kesiciler mi, makina kırıcılar mı? Çin’de borsa çöküşleri devam ediyor
7 Ocak'ta dünya borsa tarihinin en sersemletici olaylarından
birisi yaşandı. Yine Çin’de. CSI endeksi işlemlerin ilk 13 dakikasında yüzde 5
düşünce borsa oyuncularının sakinleşmesi için 15 dakika süren bir ara verildi.
Bu otomatik ara sonrasında düşüş oranı yüzde 7’yi geçince Çin borsası bugün
için işlemlere kapandı. 30 dakikada son derece olağandışı durumlarda kullanılması
beklenen devre kesiciler (circuit-breaker) iki kez devreye girmiş oldu.
14 Ekim 2014 Salı
Lütfen Kemerlerinizi Bağlayınız: Küresel Krizin Yeni Aşamasına Geçiyoruz!
2008 küresel ekonomik krizi hala sürüyor. Geçtiğimiz hafta uluslararası kurumlar tarafından üst üste açıklanan raporlar, önümüzdeki dönemde krizin yeni bir aşamasına geçiyor olduğumuza işaret ediyor. Yeni aşamanın ayırt edici özelliği, krizin yayılması değil derinleşmesi. Bu yeni aşamada dünya ekonomisi açısından kilit öneme sahip üretim üslerinin yavaşlamaya başlaması en önemli gelişme. Derinleşen dünya krizinin siyasi ve sosyal etkilerinin ağırlaşması ise kaçınılmaz. Doğrudan bir nedensellik kurma konusunda aceleci davramamalı ancak başta Orta Doğu olmak üzere, farklı bölgelerdeki gelişmeleri izlerken arka fonda dünya ekonomisinin temel eğilimlerini göz önünde tutmak gerek.
15 Ağustos 2014 Cuma
Avro Bölgesi'nde deflasyona doğru
Şubat ayında krizotlarıblogspot.com’daki değerlendirmelerin
zemin hazırladığı Finansallaşma, Borç Krizi ve Çöküş isimli kitabımıza son
paragrafları eklerken Dünya ekonomisinde uluslararası finansal kuruluşların bir
umut olarak tutunduğu zayıf toparlanmadan bir olasılık olarak bahsetmiştik. Toparlanma
sonrası FED faiz kararları ve parasal genişlemenin sona ermesi 2014 boyunca ve
özellikle sonlarda aralarında Türkiye’nin de bulunduğu orta gelir düzeyindeki
ülkelerde büyük oynaklıklara yol açabilirdi. Ancak başka bir senaryo da
konuşulmaktaydı:
29 Ocak 2014 Çarşamba
Küresel Krizde Yeni Aşama, Merkez Bankası Kararları ve Yaklaşan Krizin Adını Koymak
Geçtiğimiz hafta TL, Dolar karşısından,
Arjantin Peso’sundan sonra en hızlı değer kaybeden para birimi olunca 27 Ocak akşamı, merkez bankası para politikası kurulunu olağanüstü toplantıya çağırdı ve
sonuçta sert faiz artırımı kararları aldı. Bankanın aldığı
kararları ve bu kararların olası etkilerini anlayabilmek için, meseleyi dünya ve Türkiye ekonomisinin temel dinamiklerini hesaba katan bir konjonktür analizinin içine yerleştirmek isabetli olacaktır.
Labels:
2008 Krizi,
2014,
2014 Krizi,
ABD,
Avro,
Avrupa,
Avrupa Birliği,
Dolar,
Durgunluk,
Dünya Ekonomisi,
enflasyon,
Faiz,
FED,
FED Kararları,
İşsizlik,
Kriz,
Kur,
merkez bankası,
Stagflasyon,
Yükselen Piyasalar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)