Türkiye ekonomisinin sermaye
hareketlerinin serbestleştirilmesi sonrasında oturduğu plato yüksek sermaye
girişlerinin ekonomiyi canlandırması daha sonrasında ise ani sermaye çıkışlarıyla
büyük bir daralmanın deneyimlenmesi şeklinde çevrimlerin görülmesine neden
oldu. Ekonomik performansın sermaye girişlerine göbekten bağlı olduğu ve
siyasal başarı ölçümünde bu kadar kritik bir rol oynadığı atmosferde, 2001
krizi sonrasındaki yapılanmanın daha da güçlendirdiği bir eğilim yakın dönemde
(2008-2009 uluslararası finansal krizi sonrası) daha açıktan gözlenebiliyor.
Ekonomiyle ilgilenmeyebilirsiniz. Ancak bu sizi ekonomik krizin sonuçlarına maruz kalmaktan muaf kılmaz.
Uluslararası Doğrudan Yatırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uluslararası Doğrudan Yatırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Eylül 2016 Pazartesi
18 Ağustos 2016 Perşembe
Uluslararası Yatırımlar ve Demokrasi: Düşündüğünüz Gibi Değil!
Son zamanlarda şu söylemi sıklıkla duyuyoruz: “bir ülkede
demokrasi ve hukuk yoksa o ülkeye yatırım gitmez”. Oysa dünyadaki örneklere
baktığımızda, yabancı yatırımlar ile yatırımlara ev sahipliği yapan ülkenin
rejimi arasındaki ilişki, yukarıdaki söylemde olduğu gibi tek boyutlu şekilde
gerçekleşmiyor. Yani demokratik olmayan ülkeler de demokratik olanlar gibi yatırım
alabiliyor. Bu yazıda, meseleyi daha sağlıklı tartışabilmek için bazı temel
noktalara işaret etmeye çalışacağım. Başlarken hatırlatayım, aşağıda uluslararası
yatırımlar ile portfolyo yatırımlarını değil uzun vadeli doğrudan yatırımları
kast ediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)