Avro Bölgesi’nde sert tartışmalar dönüyor ve parasal birliğin geleceği yeniden tehlikede. Pandemi sırasında göreli daha ağır darbe alanların ekonomik toparlanması daha geç gerçekleşebilir. Üstelik toparlanmanın oldukça sorunlu ve uzun yıllar sonra yaşanmasına neden olabilecek borç krizi kapıda bekliyor.
Ekonomiyle ilgilenmeyebilirsiniz. Ancak bu sizi ekonomik krizin sonuçlarına maruz kalmaktan muaf kılmaz.
avrupa merkez bankası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
avrupa merkez bankası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Nisan 2020 Cumartesi
10 Mart 2016 Perşembe
Avrupa Merkez Bankası Şapkadan Tavşan Çıkarabilir mi?
Avrupa Merkez Bankası (AMB) 10 Mart’taki para politikası kararları ile sürpriz yaratarak miktarsal genişleme (expanded asset purchase program) kapsamındaki menkul
kıymet alım miktarını önemli ölçüde arttırdı. 2017 Mart’ına kadar devam edeceği
açıklanan Avro Bölgesi miktarsal genişleme programında (devlet tahvillerini de kapsayan) menkul kıymet alımı ayda 60 milyar avro’dan 80 milyara çıkarılmış oldu. AMB aynı gün politika
faizini yüzde 0,05’ten sıfıra indirdi. Aynı zamanda bankaları kredi vermeye
teşvik için negatif seviyeye çekilmiş olan mevduat faizini 10 baz puan daha
indirerek – 0,4’e çekti. Bankaların AMB’den borç aldıklarında ödeyecekleri faiz
oranı da sınırlı bir düşüşle yüzde 0,25’e indirilirken, yatırım notuna sahip şirket
tahvilleri de miktarsal genişleme programına eklendi. Bu son karar ve yeni bir
finansman operasyonu duyurusu (TLTRO II) ile AMB hem bankalara hem de şirketler
kesimine verebileceği desteğin sınırlarına bir adım daha yaklaşmış oldu.
16 Nisan 2015 Perşembe
Merkez Bankalarının egemenliği devam edecek mi?
Amerikan Merkez Bankası FED’in eski başkanlarından Alan Greenspan’in cebinde önemli
toplu sözleşmelerdeki ücret artışlarına ilişkin verileri not ettiği bir kağıtla
dolaştığı rivayet edilir. Bu verileri arada bir kontrol eder, ekonomik
beklentiler üzerine konuşurken cebindeki kağıda zaman zaman başvururmuş.
Greenspan’in yaptığı merkez bankalarının fiyat istikrarı hedefinin son derece
açık bir şekilde ücret artışlarının kısıtlanmasındaki başarı ile
rabıtalandığını göstermesi açısından önemli. Ancak bu durum bir Merkez
Bankası’nın her daim ücretleri baskılamak için bir araç görevi görebileceği
sonucuna bizi ulaştırmamalı.
31 Aralık 2014 Çarşamba
Syriza ve muhtemel borç konferansı
“Moorgate’ten devam edip Prince sokağına girdiğimizde
konferans mekanına birkaç yüz metre kaldığını fark eden delegasyonumuzun en
yaşlı üyesi bir kahve molası için durup dinlenme zamanı olup olmadığını sordu.
Asık suratlı maliye bakanları ve bankacılarla toplantı salonuna girmeden önce
pek vakit geçirmek istemediği her halinden belliydi. Belki de son kez notlarına
bakıp silinmesi gereken borç miktarına ilişkin daha keskin cümleler kurmayı
arzuluyordu.”
2 Kasım 2014 Pazar
Ekonomi Yönetiminde Sıkışma-II: Talih Bir Kez Daha Hükümetin Yüzüne Gülecek Mi?
Önceki yazıda, Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmelerin sonucunda 2015 yılında bir yandan ekonomik büyümenin
tempo kaybetmeye devam etmesi, diğer yandan da enflasyondaki artşın sürmesi
senaryosunun kuvvetli bir ihtimal olarak karşımızda durduğuna işaret etmiştim. Bu gelişmeler sonucunda ekonomi yönetiminin hareket alanının daralabileceği ve hükümet üzerinde ekonomik sorunların baskısının daha da artabileceği ihtimali üzerinde durmuştum. Bu yazının konusu, hükumetin elinde bu sıkışma tablosuna müdahale edebilmek için var olan seçeneklerin neler olabileceği. Uluslararası konjonktürdeki gelişmeler, hükümet açısından önceki yazıda işaret ettiğim olumsuz tabloyu dağıtabilir mi? sorusu, bu yazıda değineceğim ikinci konu olacak.
15 Eylül 2014 Pazartesi
Ekonomi Yönetiminde Sıkışma-I: 2015 İçin Bir Düşünce Egzersizi
Türkiye ekonomisine ait 2014 yılı 2. çeyrek verileri açıklandı. Bu yazı, mevcut verilere dayanarak önümüzdeki dönem ekonomik gelişmelerin neler olabileceğine dair bir düşünce egzersizi niteliğinde. Sonucunu şimdiden söyleyeyim: 2015 içinde, Ocak 2014'ün koşullarına geri dönebiliriz.
15 Ağustos 2014 Cuma
Avro Bölgesi'nde deflasyona doğru
Şubat ayında krizotlarıblogspot.com’daki değerlendirmelerin
zemin hazırladığı Finansallaşma, Borç Krizi ve Çöküş isimli kitabımıza son
paragrafları eklerken Dünya ekonomisinde uluslararası finansal kuruluşların bir
umut olarak tutunduğu zayıf toparlanmadan bir olasılık olarak bahsetmiştik. Toparlanma
sonrası FED faiz kararları ve parasal genişlemenin sona ermesi 2014 boyunca ve
özellikle sonlarda aralarında Türkiye’nin de bulunduğu orta gelir düzeyindeki
ülkelerde büyük oynaklıklara yol açabilirdi. Ancak başka bir senaryo da
konuşulmaktaydı:
18 Temmuz 2014 Cuma
Kutsal Ruh, Merkez Bankası ve Piyasaya İman
Geçen hafta Portekiz’de Banco Espírito Santo (BES ya da Kutsal Ruh
Bankası!) üzerinden Avrupa’da spekülatif bir dalga oluştuğunu gözlemledik. Bir
İspanyol Bankası’nın tahvil ihracından vazgeçmesi, Yunan tahvillerine talebin
azalması ve Avrupa’da borsa düşüşleri ile birleşince yeni bir kriz başlangıcı
düşüncesi görünür oldu. Ancak aynı günlerde finansal oynaklıklar sonrası
görülen bir olgu olarak yine uluslararası piyasalar ve fonlardan Portekiz
tahvillerine destekler de geldi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)