Geçtiğimiz günlerde yayımlanan Bank of International Settlements (BIS) raporu uluslararası bankacılık ve finansal piyasa
gelişmelerine ilişkin veriler sunuyor. Raporda bankacılık sistemine dair uyarı
göstergelerinde özellikle Çin verileri heyecan yarattı ve Çin bankacılık
sistemindeki sorunları uluslararası gündeme taşıdı. Bu veriler artan şirket
borçluluğu rakamları ve toplam borcun artışı ile karakterize olan Çin’in borç
sorununun da çözülemediğine işaret ediyor.
Ekonomiyle ilgilenmeyebilirsiniz. Ancak bu sizi ekonomik krizin sonuçlarına maruz kalmaktan muaf kılmaz.
Çin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Eylül 2016 Salı
7 Ocak 2016 Perşembe
Devre kesiciler mi, makina kırıcılar mı? Çin’de borsa çöküşleri devam ediyor
7 Ocak'ta dünya borsa tarihinin en sersemletici olaylarından
birisi yaşandı. Yine Çin’de. CSI endeksi işlemlerin ilk 13 dakikasında yüzde 5
düşünce borsa oyuncularının sakinleşmesi için 15 dakika süren bir ara verildi.
Bu otomatik ara sonrasında düşüş oranı yüzde 7’yi geçince Çin borsası bugün
için işlemlere kapandı. 30 dakikada son derece olağandışı durumlarda kullanılması
beklenen devre kesiciler (circuit-breaker) iki kez devreye girmiş oldu.
23 Eylül 2015 Çarşamba
Çin İçin Kriz Yeni Başlıyor
Çin'de önceki gün açıklanan PMI verileri (satın alma
yöneticileri endeksi), ekonomik büyümenin tempo kaybetmeye devam ettiğini
gösteriyor.
12 Ağustos 2015 Çarşamba
Çin Küresel Ekonomiyi Sarsıyor
Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin'de hafta başından itibaren üst üste iki günde toplam yüzde 3.5 oranında yapılan devalüasyon, zaten kırılgan olan küresel ekonomik atmosferin daha da istikrarsızlaşmasına neden oldu. Temmuz başında Çin borsasında yaşanan çöküş sonrasında, krize karşı bir politika aracı olarak kullanılan miktarsal genişleme kervanına ABD, Japonya ve Avrupa'dan sonra Çin de katılmıştı. Ancak küresel krizin derinleşmesi yaşanırken bu önlemlerin sonuç verme olasılığı oldukça düşük.
7 Temmuz 2015 Salı
Çin’de borsa çöküşü ve ihtimaller
Dünya kapitalizmi 2008 krizi sonrası dönemde merkez
ülkelerin politika tepkileri nedeniyle bir süreliğine Çin, Brezilya gibi
ülkelerin yüksek büyüme oranlarını deneyimledi. Devasa ekonomisiyle Çin’in
performansı kapitalizmin küresel ölçekte yaşadığı depresif eğilimlerin ciddi
bir özellik arz etmediği düşüncesini korumak için Dünya Bankası gibi kuruluşlar
tarafından kullanıldı. ABD ekonomisindeki 2014 ve 2015’teki zayıf toparlanma
sonrasında muhtemel FED faiz arttırımının “yükselen piyasa” olarak adlandırılan
ülkelere sermaye girişine darbe vuracağı ve yeni çalkantıları beraberinde
getirebileceği daha görünür oldu. Avro Bölgesindeki deflasyona 2012’de
ertelenen Yunan borç sorununun yeniden eklenmesiyle daha şimdiden 2015 bir kriz
yılı unvanını kazandı. Bütün dikkatler Brüksel’deki görüşmelere ve Syriza’nın
referandumda elde ettiği desteği nasıl harcayacağına çevrilmişken, Çin’deki
finansal çöküş gündeme gecikmeli olarak yerleşti.
6 Mayıs 2015 Çarşamba
Küresel Krizin Gelişimi, 2014 Dönemeci ve 2015 İçin Gözlemler
2008 yılında patlak veren küresel kriz henüz sonlanmış
değil. Hatta etkileri derinleşerek sürüyor. Bu kısa değerlendirmede, küresel
krizin kökenlerini ve derinleşmesini, 2014’teki gelişmelerin ışığında ele
aldım. Ardından da küresel düzeyde 2015’e kalan çözümlenememiş sorunlara işaret
ederek, Türkiye’de Haziran 2015’te yapılacak parlamento seçimleri öncesi
Türkiye ekonomisinin genel durumu üzerine gözlemlerime yer verdim. [1]
14 Ekim 2014 Salı
Lütfen Kemerlerinizi Bağlayınız: Küresel Krizin Yeni Aşamasına Geçiyoruz!
2008 küresel ekonomik krizi hala sürüyor. Geçtiğimiz hafta uluslararası kurumlar tarafından üst üste açıklanan raporlar, önümüzdeki dönemde krizin yeni bir aşamasına geçiyor olduğumuza işaret ediyor. Yeni aşamanın ayırt edici özelliği, krizin yayılması değil derinleşmesi. Bu yeni aşamada dünya ekonomisi açısından kilit öneme sahip üretim üslerinin yavaşlamaya başlaması en önemli gelişme. Derinleşen dünya krizinin siyasi ve sosyal etkilerinin ağırlaşması ise kaçınılmaz. Doğrudan bir nedensellik kurma konusunda aceleci davramamalı ancak başta Orta Doğu olmak üzere, farklı bölgelerdeki gelişmeleri izlerken arka fonda dünya ekonomisinin temel eğilimlerini göz önünde tutmak gerek.
1 Şubat 2013 Cuma
2013’e Girerken Dünya Ekonomisi: Daha Çok Neoliberalizm!
2013 yılına
girerken, dünya ekonomisinin temel gündemini kriz ve krizden çıkış için
uygulanan politikalar oluşturuyor. Sürece genel hatlarıyla baktığımızda, dünya
genelindeki üç önemli birikim merkezi olan Doğu Asya, AB ve ABD’nin 2008
krizinin etkilerini atlatamadıklarını söyleyebiliriz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)