resesyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
resesyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2019 Perşembe

Belirsizlik sarmış dört bir yanı

Küresel piyasalarda negatif faizli tahvil hacminin 15 trilyon doları aşması sonrası küresel kriz beklentisi artıyor. Almanya ekonomisinin resesyona girmesi beklentisi yaygın, Brexit sonrasında ya da muhtemel bir seçim öncesinde İngiltere ekonomisinde ne kadar daralma gerçekleşeceği tartışması sürüyor. ABD’de 10 yıllık tahvil getirisinin iki yıllık tahviller altına inmesi sonrasında daha önceki 50 yılda gözlemlendiği üzere yine resesyon deneyimlenmesi ihtimali mevcut.

13 Aralık 2018 Perşembe

TCMB'nin 13 Aralık Kararı: Ekonomik Daralma Başlıyor

TCMB Para Politikası Kurulu bu yılın son toplantısını yaptı ve faiz oranlarını sabit tuttu. Kurul'un açıklama metni ile ilgili birkaç gözlemi aşağıda not aldım.

13 Eylül 2018 Perşembe

TCMB'nin 13 Eylül Kararı: Sert Daralma Geliyor

Para Politikası Kurulu toplantısı sonucunda gelen % 6.25'lik faiz artırımı, zaten içinde girdiğimiz ekonomik yavaşlama sürecinin daha da hızlanmasına neden olacaktır. Önümüzdeki dönemde sert bir resesyon, neredeyse garantilemiştir. TCMB, bunu açıklamasında 'iç talepteki yavaşlama hızlanmaktadır' diyerek teyit ediyor. 

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Gerçeğin Çölüne Hoşgeldiniz: Neoliberal Ütopyanın Krizi

Geçtiğimiz günlerde Avrupa Birliği İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan verilere bakıldığında 2012 yılının sonunda teknik olarak resesyona girileceği belli oldu. Teknik resesyon, üst üste iki çeyrek, yani 6 ay boyunca negatif büyüme gerçekleşmesi durumuna verilen ad. Ekonomik büyümenin gerçekleşmemesi durumunda, ekonominin resesyonda olduğu ilan ediliyor. Ancak bu dar teknik yorumu bir kenara bırakırsak, Avrupa’nın krizinin ne durumda olduğunu nasıl anlayabiliriz? Bunun için biraz geriye dönüp krizin yapısal ve Avrupa’ya özgü yanlarına bakmak gerekiyor[1].

23 Eylül 2011 Cuma

resesyon mu, savaş ve enflasyon mu?

Jonathan Nitzan ve Shimson Bichler II. Dünya Savaşı sonrası kapitalizmin pusulasının enflasyon olduğunu vurgulayan çalışamalarında yeni bir sistemin farklılaşmacı (differential) bir birikim mantığı ile biçimlendiğini gösteriyor. Depresyon tuzağına geri dönmemenin koşulu hükümetlerin paranın değer yitirmesine razı olması. Ne de olsa parasal genişlemeye aynı oranda eşlik etmeyen bir mal ve hizmet üretimi de yıllık bileşik büyüme oranını (compound annual growth rate) % 3’ün üzerinde tutabilir.