Stagflasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stagflasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2018 Perşembe

TCMB'nin 13 Aralık Kararı: Ekonomik Daralma Başlıyor

TCMB Para Politikası Kurulu bu yılın son toplantısını yaptı ve faiz oranlarını sabit tuttu. Kurul'un açıklama metni ile ilgili birkaç gözlemi aşağıda not aldım.

2 Kasım 2018 Cuma

Dolar İndi, Kriz Bitti Mi?

Dolar, TL karşısında 5.50 seviyesinin altına indiğinde, Türkiye ekonomisinde yaşanan zorlukların ortadan kalktığını düşünenler çoğaldı. Hatta, ‘en kötüsü geride kaldı’ korosuna kamu banka müdürleri de eklendi. Bu yazıda, ilk olarak bu hafta açıklanan üç veri ile ekonomik gelişmeleri takip ederek, ardından başlıktaki soruya yanıt arayacağım. 

3 Ekim 2018 Çarşamba

3 Grafikte Ekonomik Gidişat

Ekim ayının ilk günlerinde, ekonomik gidişata dair önemli veriler açıklanmaya başladı. Üç veri ile geldiğimiz noktayı ve gidilecek istikameti görebiliyoruz.

26 Temmuz 2018 Perşembe

TCMB'nin 24 Temmuz Kararı: Yaklaşan #Stagflasyon

Yeni rejimde ekonomi yönetiminin piyasa ile "kavga etmeyeceğinin" ilan edilmesi ve merkez bankasının "hiç olmadığı kadar etkin" olacağı vaadi, doğal olarak, finans kapital tarafından faiz artışı yapılacağı şeklinde algılandı. Bu algı nedeniyle, TCMB'nin 24 Temmuz'daki faizi sabit tutma kararı, piyasada bir "şok" etkisi yarattı. Peki, bu karar, önümüzdeki dönem için bize ne söylüyor? Aşağıda kısaca özetledim.

16 Ocak 2017 Pazartesi

Ekonomide Gidişat Nereye?

Geçen haftaki yazıya şöyle başlamıştım: “Artık adını koymak gerekiyor: Türkiye ekonomisi krizde ve krizin adı, stagflasyon”. Bu yazıda, yapısal unsurlardan ziyade güncel gelişmelere değineceğim. Zira güncel gelişmelerin temel tespitleri etkileyebilme potansiyeli olan bir dönemden geçiyoruz.

8 Ocak 2017 Pazar

5 Maddede Türkiye’nin Krizi


Artık adını koymak gerekiyor: Türkiye ekonomisi krizde ve krizin adı, stagflasyon. Yani, ekonomik durgunluk ile enflasyonun aynı anda yaşanması. Türkiye ekonomisi Ocak 2014 sonrasında da bu noktaya gelmişti ancak küresel konjonktürün etkisiyle kriz dinamikleri ötelenmişti. Uluslararası konjonktür Ocak 2017’de, 2014’tekinin tersine çalışıyor. Aşağıda beş madde ile gelişmeleri özetledim.

15 Eylül 2014 Pazartesi

Ekonomi Yönetiminde Sıkışma-I: 2015 İçin Bir Düşünce Egzersizi

Türkiye ekonomisine ait 2014 yılı 2. çeyrek verileri açıklandı. Bu yazı, mevcut verilere dayanarak önümüzdeki dönem ekonomik gelişmelerin neler olabileceğine dair bir düşünce egzersizi niteliğinde. Sonucunu şimdiden söyleyeyim: 2015 içinde, Ocak 2014'ün koşullarına geri dönebiliriz.

13 Şubat 2014 Perşembe

2014’e Girerken Küresel Güney’de Ekonomik Kilitlenme: Çalışanlar Nasıl Etkilenecek?


“Yükselen piyasalar” olarak kodlanan ülkelerde yaşanan sert devalüasyonlar, Çin’in ekonomik büyüme temposunun azalması, Avro Bölgesi’nde artan deflasyon riski ve ABD’de bir türlü toparlanamayan ekonomik büyüme 2014’ün ilk ayında göze çarpan gelişmelerdi. Türkiye’de ise devlet krizinin eşlik ettiği seçim sürece ve buna eşlik eden yavaşlayan bir ekonomik büyüme temposuna tanıklık ediyoruz. Son olarak 7 Şubat’ta gelen uluslararası kredi değerlendirme kuruluşu Standart&Poors’un Türkiye’nin kredi notu görünümünü durağandan negatife çevirmesi haberi, önümüzdeki dönemin ekonomik büyüme için çok da parlak olmadığına işaret ediyor.

Bu yazıda, 17 Aralık ile başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ve bunun giderek bir devlet krizine dönüşmesi süreci olmasaydı da, Türkiye’nin küresel ekonomik dalgalanmadan yine de etkileneceğini, devlet krizinin ise, sadece bu etkiyi daha da derinleştiren ve büyüten bir unsur olarak ele alınması gerektiğini ileri süreceğim. Bu çerçeveden hareketle yaşanan tüm bu gelişmeleri daha iyi anlayabilmek için önerim bir adım geri çekilerek şu temel sorulara yanıt aramak: Yeni bir ekonomik krize mi giriyoruz? “Yükselen piyasalar” krizi 2008 krizi ile bağlantılı mı? Olası krizin mekanizmaları neler olabilir? Ve bu krizden çalışanlar nasıl etkilenecek?


29 Ocak 2014 Çarşamba

Küresel Krizde Yeni Aşama, Merkez Bankası Kararları ve Yaklaşan Krizin Adını Koymak



Geçtiğimiz hafta TL, Dolar karşısından, Arjantin Peso’sundan sonra en hızlı değer kaybeden para birimi olunca 27 Ocak akşamı, merkez bankası para politikası kurulunu olağanüstü toplantıya çağırdı ve sonuçta sert faiz artırımı kararları aldı. Bankanın aldığı kararları ve bu kararların olası etkilerini anlayabilmek için, meseleyi dünya ve Türkiye ekonomisinin temel dinamiklerini hesaba katan bir konjonktür analizinin içine yerleştirmek isabetli olacaktır.