Ülke ekonomisinin büyük bir sıçrama (hece fazlası olmayanından) eşiğinde olduğuna dair propagandanın birkaç ayağı var. Bunların başında Türkiye’de resmi işsizlik oranının salgın başlangıcında düşük kaydedilmesi, faizlerin 2020’de bir süreliğine de olsa düşüş sergilemesi, konut ve otomobil piyasalarında görülen canlanma geliyor. Borsa endeksinin son 5 ayın en yüksek seviyesine gelmesi (7 Temmuz) resmin en önemli parçalarından. Üst perdeden gelen “Türkiye’nin ekonomik bir krize gireceğini söyleyenler, böyle bir krize maddi, manevi ve siyasi yatırım yapanlar, pandemi dönemimizdeki performansımızla hüsrana uğradı ve uğramaya devam edecek” açıklamaları ile “hiçbir şey olmadı ve güçlüyüz” söylemi tamamlanıyor.
Ekonomiyle ilgilenmeyebilirsiniz. Ancak bu sizi ekonomik krizin sonuçlarına maruz kalmaktan muaf kılmaz.
Bağımlı Finansallaşma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bağımlı Finansallaşma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Nisan 2021 Cuma
25 Mart 2019 Pazartesi
Devlet finansallaşırken ne olur?
Başlıktaki sorunun kısa bir cevabı var. Devlet finansallaşırken krizle baş etmek için alternatif tedbirler bastırılır. Süreç tersine çevrilemezse sonuç çevre ülkeler açısından bağımlılığın yeniden üretilmesi ve kırılganlıkların devamı olur.
10 Ocak 2019 Perşembe
Kredi Kartı Borçları Silinsin Mi?
Bu haftaki grup toplantısında AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kredi kartı borçlarının da yeniden yapılandırılacağını ilan etti, açıklama şu şekilde idi: “Ödeme güçlüğü yaşayan vatandaşlarımızın kredi kartı borçları tek bir çatı altında toplanacak. Vatandaşımız hangi bankaya kredi kartı borcu olursa olsun, ister 24 ay ister 60 ay vade ile Ziraat Bankası'ndan alacağı bu krediyle borcunu kapatacak”.
Erdoğan’ın açıklamasından sonra Ziraat Bankası, uygulamaya dair biraz daha geniş bilgi verdi. Buna göre kredi kartı borçlusuna 24 aya kadar aylık yüzde 1,10 ve 60 aya kadar aylık yüzde 1,20 faizle bireysel ihtiyaç kredisi kullandıracak. Yani kredi kartı borçları, ihtiyaç kredisine çevrilecek. Ayrıca banka tarafından yapılan açıklamadan, bu yeniden yapılandırma programının amacının kredi kartı borçlarının daha ödenebilir hale gelmesi olduğunu anlıyoruz.
Bu yazıda bir süredir devam eden borç yapılandırma zincirinin son halkası olan kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırması kararını, 2000’li yıllarla birlikte başlayan bireysel borçlanmadaki hızlı artışa ve bu artışın yapısal sınırlarına işaret ederek ele alacağım.
18 Ekim 2018 Perşembe
‘En Kötüsü’ Henüz Başlamadı
Türkiye ekonomisindeki sorunlar 2013 yılında başlamadı ama bu tarihten itibaren giderek artıyor. Bu yazıda, -bir süredir işaret ettiğim- döviz-faiz kıskacına, açıklanan Eylül ayı verilerini ekleyerek yeniden göz atacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)