18 Mart 2020 Çarşamba

KHK'liye hesap açılmasın mı?

31 Mart 2019’daki yerel seçimlerde Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı’nın İstanbul adayları arasındaki oy farkı çeşitli tekrar sayımlar sonrasında, İstanbul’da yaşayan ve Kanun Hükmünde Kararname ile kamu hizmetinden çıkarılmış olanların sayısının altına inince kendimce eğlenmiştim. Sonrasında KHK’lilerin oy verme hakkının olmaması gerektiği argümanı AKP’nin itiraz kampanyasının bir parçası haline geldi. Söz konusu girişim hayata geçmedi, ancak girişimi mümkün kılan düşünce yerli yerinde.

Faiz pilavı çok su kaldırır

Türkiye’de partili cumhurbaşkanının, eski ortaklarını ve bir zamanlar iş gördüğü yol arkadaşlarını hedef alması, yeni parti kuran ya da kuracak olan muhafazakar kadroların cevap verme telaşı gülünç durumlar yaratıyor. Meslektaşlarını hedef gösterenlerin, akademisyenler için linç töreni hazırlayanların yanında saf tutan Ahmet Davutoğlu geçmişle “hesaplaşma” sırasında ifade özgürlüğünün koruyucusu kesilebiliyor. Türkiye’nin içine gömüldüğü faiz düzeninin 21’inci yüzyıl harç ustası Ali Babacan “bu faiz ödemeleri de çok oldu” anlamına gelen siyasi mesajlar verebiliyor.

2020'ye devrolan sorunlar yumağı

Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin ekonomik krizinin olgunluk çağına girdiği yıldı. Kimilerine göre kriz geride kaldı, eleştirel iktisatçıların çoğuna göre ise toplumsal sorunları ağırlaştırarak, farklı bir hale bürünerek seyrine devam ediyor. Yaşadığımız çöküntü ve yılın ikinci yarısına yayılan zayıf toparlanmayı bir buhran başlangıcı olarak nitelemesem dahi 2020’ye devrolan sorunların büyüklüğüne işaret etmeyi gerekli buluyorum. Bu köşede de sıklıkla ele aldığım üç ana başlığa yılı kapatırken tekrar dikkat çekmek istiyorum.

Bu ekonomiyle nereye gidilir?

AKP kadrolarının 2018 seçimleri öncesinde olgunlaştırdığı plan kısmen işlemeye devam ediyor. Aralık ayındaki gelişmeler ve veriler bir yandan sıkıntıları bir yandan da alınan mesafeyi göstermesi bakımından önemli.

24 Şubat 2020 Pazartesi

Merkez Bankası Yolun Sonuna Geldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) bu yılın ikinci toplantısını 19.02.2020 tarihinde yaptı ve politika faizini 0,5 puan indirdi. Bu indirim ile banka, her ne kadar indirim temposu giderek azalsa da, 2019 yılından bu yana toplam 13,25 puanlık faiz indirimi yapmış oldu.

Bu yazıda Şubat ayı itibariyle TCMB’nin faiz indirimlerinde yolun sonuna geldiğini ve bunun 2018-2019 krizi sonrasında önemli bir dönüm noktası olduğunu ileri süreceğim. Yazıda, sürecin genel gidişatı ile ilgili kısa bir hatırlatma sonrasında, 19 Şubat açıklamasının önemli gördüğüm yanlarını dört maddede ele aldım.

25 Aralık 2019 Çarşamba

16 Aralık 2019 Pazartesi

Otoriter konsolidasyonun kapısı aralandı

Bu yazı ile içinden geçmekte olduğumuz süreci biri tarihsel, diğeri kavramsal iki temel argüman ile ele alarak, 2020 Türkiye’si ve sonrası için bir otoriter konsolidasyon ihtimalinin belirdiği görüşümü tartışmaya açmak istiyorum.

Tarihsel argüman, daha çok dönemlendirme ile ilgili. 2018-2019 krizinin, 2013 sonrasında iç içe geçmiş birikim rejimi krizi ve devlet krizi döngüsünün bir halkası olarak ele alınması gerektiğini önereceğim. Bu anlamıyla yazının odak noktası 2018-2019 krizinin iç dönemlendirmesi değil, bu krizin içinde yaşandığı konjonktür. 

Kavramsal argüman, krizi hangi kavramsal çerçeve ve araçlarla açıklayacağımız üzerine. Olayların sıcaklığı geçmeye başladıkça, Türkiye ekonomisindeki 2018-2019 krizi üzerine akademik makaleler yavaş yavaş yazılmaya başlanıyor. Elbette her akademik disiplin kendi meşrebince konuyu ele alacak. Ancak devlet teorisi olmayan iktisadi analizler ile birikim modelinin temel özelliklerinden habersiz siyasi analizlerin bizi isabetsiz sonuçlara ulaştırageldiğini hatırlatmak istedim. Bu nedenle, daha önceki yazılarda kısaca değindiğim yapısal kriz kavramını ve bunun bileşenlerini açacağım.

Bu yazı, tamamlanmış bir öneriden ziyade, bir zihin egzersizi ya da daha sistematik bir tartışmaya davet olarak da alınabilir.

6 Aralık 2019 Cuma

Asgari ücret 2020'de ne kadar olmalı?

İşçi, işveren temsilcileri ile Erdoğan yönetimi adına Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmet Bakanının yer aldığı Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını hafta içinde düzenledi. 10 Aralık’ta ikinci toplantı düzenlenecek, ay sonu gelmeden asgari ücret ilan edilecek.

Kredileri takipte, büyümenin peşindeyiz

Geçtiğimiz hafta 22 Kasım’da Ankara’da düzenlenen TÜSİAD Ekonomik Araştırma Forumu Paneline dinleyici olarak katıldığımda Türkiye’nin takipteki krediler sorununa ilişkin somut ve detaylı bir çözüm önerisi duymayı beklemiyor, konuşmacıların ve dinleyicilerin her beş-on kelimesinden birisinin şeffaflık olabileceğini kestiriyordum.

Alkışlarla Yaşıyorum: Sağlık bütçesi ve harcamalarla iftihar

Canlı yayınlanmayan bütçe görüşmelerini “mutlu mutsuz bakışlarla” tutanak okuyarak takip ediyorum. Plan ve Bütçe Komisyonunda, 12 Kasım’da Sağlık Bakanı’nın kendi bürokratlarınca alkışlanması sonrasında ise birkaç gündür içimi kemiren sorular mevcut:

Serveti mi vergilendirecekler? Hadi canım!

2020 yılı için merkezi yönetim bütçe teklifi ve sonrasında vergi düzenlemesinin Meclis’e sunulmasıyla birlikte önümüzdeki yıla dair Erdoğan yönetiminin hesapları biraz daha netlik kazandı. Elbette geçen yılın bütçe teklifinde öngörülmeyen harcamalar ve aktarımların 2019 içinde yapıldığı, idarenin zaten pek vergi toplamadığı vurgulanarak itiraz geliştirilebilir. Yine de bütçe teklifi elimizdeki en kapsamlı vergilendirme ve harcama öngörüsünü oluşturuyor.

Hazine'ye gerçekleşmemiş gelir aktarmak mümkün mü?

Borç ödemeleri baş ağrıtıyor ve ağrıtacak. Görünüşe bakılırsa 2018’de Yeni Ekonomi Programı açıklandıktan sonra yapılanların benzerini 2019 sonunda ve 2020’de yapma isteği Saray koridorlarında dillendiriliyor.

Bilinmeyen bir işsizlik bölgesine giriyoruz

Türkiye ekonomisinin durgunlaşma eğilimi devam ediyor. Yaz aylarında faiz indirimi ve küresel parasal genişleme çevrimi etkisiyle görülen hareketlenmenin üretim faaliyeti ve satış hacmine kayda değer etkide bulunmadığı, söz konusu olanın toparlanma ve atılım değil durgunlaşma olduğu ortaya çıktı.

Yeşil Yeni Anlaşma nasıl finanse edilir?

Küresel tartışma düzleminin 1930’ları sıklıkla hatırlattığı son yıllarda üretkenlik düşüşünün devam etmesi ve küresel toparlanmanın görülmemesi nedeniyle yapılan öneriler 1930’ların terimlerini sıklıkla kullanıyor. En son, geçtiğimiz hafta yayımlanan UNCTAD 2019 raporu Küresel Yeşil Yeni Anlaşma çağrısında bulunurken ekonomik buhran ve çevresel çöküş tehditlerine karşı harekete geçme çağrısında bulundu.

Borçlu ve kaygılı: Gelir ve yaşam koşulları özeti

Türkiye İstatistik Kurumu 2006 yılından bu yana her yıl gelir dağılımı ve yaşam koşullarına dair veriler yayımlıyor. Geçtiğimiz yıl için veriler 18 Eylül’de açıklandı. Elimizde daha kapsamlı ve süreklilik arz eden bir gösterge ya da araştırma bulunmadığı için çeşitli veri toplama sorunlarına karşın dikkate almamız gereken bu sonuçlardan bir derleme yaptım. Karışık bir resim var önümüzde: Kaynayan, gelir adaletsizliği nedeniyle canı burnunda olması beklenecek bir toplum ama bir yandan da bazı grupların kendisini AKP ile özdeşleştirmesine izin verecek kadar yükselebildiği bir resim… Hayatımızın resmi.

13 Kasım 2019 Çarşamba

Post-Neoliberal Otoriterizm

2019'deki 'isyan dalgası' ile ilgili özellikle soldan gelen pek çok iyimser yorum okuyorum ama 'neoliberalizmin krizi' otomatik olarak 'sola dönüş' anlamına gelmeyebilir. Aksine, otoriter bir post-neoliberalizm modeli gelişebilir. Bu konuyu ileride detaylandıracağım. Burada kısaca birkaç not aktarayım.

19 Eylül 2019 Perşembe

Belirsizlik sarmış dört bir yanı

Küresel piyasalarda negatif faizli tahvil hacminin 15 trilyon doları aşması sonrası küresel kriz beklentisi artıyor. Almanya ekonomisinin resesyona girmesi beklentisi yaygın, Brexit sonrasında ya da muhtemel bir seçim öncesinde İngiltere ekonomisinde ne kadar daralma gerçekleşeceği tartışması sürüyor. ABD’de 10 yıllık tahvil getirisinin iki yıllık tahviller altına inmesi sonrasında daha önceki 50 yılda gözlemlendiği üzere yine resesyon deneyimlenmesi ihtimali mevcut.

13 Eylül 2019 Cuma

TCMB'nin 12 Eylül 2019 Tarihli Toplantısı: AKP’nin Talihi Bir Kere Daha (mı?) Dönüyor

TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) bu yılın altıncı toplantısını yaptı ve politika faizini 3,25 puan indirdi. Banka, Nisan’da gevşeme sinyali vermişti ama birikimli faiz indirimini ancak Temmuz’da yapabildi. Geçtiğimiz ay ile birlikte düşündüğümüzde toplam 7,5 puanlık faiz indirimi yapılarak, bir yıl sonra Eylül 2018’de 6,25 oranında yapılan faiz artışı geri alınabilmiş oldu. Banka’nın bu kararı alabilmesindeki en önemli değişken, küresel finansal çevrimdeki değişimdir. 

2 Eylül 2019 Pazartesi

Döviz Krizinin Birinci Yılında Ekonomik Gidişat

Bu röportaj, 02.09.2019 tarihinde Cumhuriyet'te yer aldı. Gazete'de muhtemelen yer sorunu nedeniyle bazı yanıtlar kısaltılmış. Röportajın tam metnini buradan okuyabilirsiniz.

23 Ağustos 2019 Cuma

Dört soruda Türkiye’nin otoriterliği ve kriz yönetimi

Türkiye’nin ağır krizi geride bırakılamıyor.

Geriye dönüp baktığımızda 2018 başlarında çok sayıda işaretin birden belirmiş olduğunu bugün daha net söyleyebiliyoruz. Geçtiğimiz yılın Mayıs ve Ağustos aylarındaki kur krizlerini kredi çöküşü takip etti. Enflasyon 2018 bitmeden son 16 yılın en yüksek seviyesine geldi. Sanayi üretimi geriledi, inşaat sektörü durdu ve sadece inşaat sektöründe 2018 baharından 2019 baharına kadar geçen sürede yarım milyondan fazla insan işini yitirdi. İşsizlik tarihimizin en yüksek seviyelerine fırladı.

12 Ağustos 2019 Pazartesi

Ekonomide devridaim makinesi

Komşunun kuyusunu kazma politikalarının dünya ekonomisinde ön plana yerleştiği zamanlar öngörülemezliğin artmasına işaret ediyor. ABD’nin Çin’i döviz kurunu maniple etmekle resmen suçlaması kur savaşı ihtimalini ve dünya ticaretinde belirsizlikleri artırdı. Aynı dönemde ise faiz düşerken, Türk Lirası değer kazandı. Durum, Türkiye’de öngörülebilirlik artıyor anlamına mı geliyor?

29 Temmuz 2019 Pazartesi

Merkez Bankası ne yapmak, nereye varmak istemektedir?

Bağımsız bir Merkez Bankası olmadığı için belki de başlığı ‘Erdoğan yönetimi ne yapmak nereye varmak istemektedir?’ şeklinde değiştirmek gerekirdi. MB Başkanı’nın görevden alınması öncesinde başlayan faiz indirimi beklentisi son iki haftada kesinlik kazanmıştı. 100 baz puanla başlayan tahminler, Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde 400 baz puana kadar çıkmıştı. Dünkü toplantıda, temkinli davranma uyarılarına aldırmadan enflasyon görünümündeki iyileşme gerekçesiyle 425 baz puan indirim geldi.

22 Temmuz 2019 Pazartesi

On Birinci Kalkınma Planı ve tekinsiz itiraflar

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ndeki ilk Kalkınma Planı 8 Temmuz’da Meclis’e gönderildi ve üzerine görüşmeler başladı. Plan, temel hedeflerin önceki plana göre farklılaşması kadar çeşitli ve garip kuramsallaştırma girişimleri ile de gündeme geldi. Türkiye’de gündem çok hızlı değişse de daha çok konuşulacak bu metne değinmek gerekiyor.

Hard kapitalizmde başkanlık

Sömürü düzeni içindeyiz. Ama içinde olduğumuz, emekçinin canını alan, canını alana kadar da dünyaya geldiğine pişman eden versiyonu. Yol Tv’den Özge Uyanık’ın uzattığı mikrofona konuşan Azadî Kaya’nın feryadı duyulmaya değer. “Bu devlette hard kapitalizm var, leşçi, can alıcı” diyordu yenilenen İstanbul seçimi öncesinde.

25 Haziran 2019 Salı

Aftershocks in the Power Bloc: Increasing Tension between the Big Bourgeoisie and the Government

In last month’s piece, I addressed the setback of the Justice and Development Party (AKP) and National Movement Party (MHP) alliance in the 31 March 2019 local election, and post-election turbulence in the political wing of the power bloc. In this article, I focus on the increasing tension between the big bourgeoise and the government in Turkey as part of the aftershocks in the power bloc. Given that increasing tensions in the power bloc are closely linked to the OECD’s latest Turkey assessments, I discuss this topic through the latest predictions of the Organization of Economic Cooperation and Development (OECD) about Turkey’s economy.