Kriz Notları

2008 yılında ABD’de patlak veren 21. yüzyılın ilk büyük krizi sadece bir ekonomik daralmaya yol açmadı, birçok ülkede emekçilerin yaşamını alt üst eden reformların uygulanmasına da gerekçe oldu.

Peki, kriz esasen neden ortaya çıktı? Nasıl bir dönemin içinden geçiyoruz? Türkiye ekonomisinin gidişatı nasıl? 2008’de yıkıma yol açan politika tercihleri birçok ülkede neden halen geçerliliğini koruyor? Küresel krizin yeni bir dalgası içinde miyiz? 2019 ile gelen ekonomik çalkantıların nedenleri ve sonuçları neler olabilir?

Yukardaki sorulara ve başkalarına 2011'den itibaren Kriz Notları'nda yanıtlar arıyor ve aklımıza gelen notları paylaşıyoruz. Umarız burada paylaştıklarımız, konu hakkındaki daha geniş bir kamusal tartışmanın bir parçası haline gelebilir.

22 Mayıs 2019 Çarşamba

Mayıs notları: Drift atmakla sorun çözülüyor mu?

Seçim iptali kararı alındığında arka plan şöyleydi: MB rezervleri (kamu mevduatı ve altın çıkartıldığında) Nisan ayı ortasında takas işlemleri hariç eksiye inmişti. Vatandaşın ve şirketlerin dövize hücumu duracak mı tartışması yapılıyordu. Yabancı sermaye hisse senetlerine dönmeye başlamış, ancak tahvil piyasasına ilgi göstermiyor gibi duruyordu. Bu sırada Türkiye’de program tanımlı faiz dışı açık rekoru kırılmıştı.


Sürüklenmekte olan ve kendi krizini aşamayan ekonomi yönetimi seçim iptali sonrasında daha da olumsuzlaşan arka planda ana yönelimi pek değiştirmeden ilginç işler yapıyor. Drift atmaya kalkan eski model bir otomobil sürücüsü gibi kendi etrafında dönmeyi marifet sayıyor. Bu muazzam gaz, herkese had bildirme arzusuna karşın ortada sadece dön baba dönelim görüntüsü…

Dökmeyi görev saydım. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin 6 Mayıs’ta iptali ve yenileme kararı sonrasındaki iki haftada şunlar oldu:

7-9 Mayıs 2019: Türk Lirası ABD Doları karşısında yüzde 5 değer kaybetti.

7-13 Mayıs: Reuters’in haberine göre devlet bankaları kullanılarak piyasaya 4,5 milyar dolar satıldı.

9 Mayıs 2019: MB 1 haftalık repo ihalesini sonlandırdı (21 Mayıs’ta tekrar başladı). AOFM 16 Mayıs'ta yüzde 25,5’e yükseldi. MB, TL zorunlu karşılıkların döviz cinsinden tesisi azami oranını yüzde 40’tan yüzde 30’a indirdi (2,8 milyar dolar verip 7,2 milyar tl çekti), yabancı para zorunlu karşılık oranlarını 100 baz puan artırdı (3 milyar dolar çekti). Fonlama stratejisindeki değişimin uzantısı olarak MB döviz depo karşılığı TL faizini 10 Mayıs’ta yüzde 25,5’e çıkardı.

13 Mayıs 2019: İhtiyat akçesinin Hazine’ye aktarılması planı arka kapıdan açıklandı. Ancak hafta sonunda Meclis’e verilen torba teklifte bu düzenleme yer almadı.

14 Mayıs 2019: döviz satışlarında binde 1’lik kambiyo gider vergisi alınması yönelik Cumhurbaşkanlığı kararı yayımlandı (karar sayısı 1106). Sanayi üretim endeksinde bir önceki aya göre artış müjde olarak sunuldu.

15-16 Mayıs 2019: Cumhuriyet tarihinin en yüksek işsizlik oranlarından birisi açıklandı (veri Şubat 2019). Mart ayında vergi indirimlerinin sonlanacağı beklentisiyle artan konut satışlarının Nisan ayında tekrar çakıldığı görüldü. Moody's Türkiye'nin kredi notunun düşme ihtimalinin arttığını açıkladı.


15-16 Mayıs 2019: TÜSİAD YİK Başkanı Özilhan son yılların en sert konuşmalarından birisini yaptı. Konuşma, 16 Mayıs 2019’da Cumhurbaşkanı tarafından daha sert bir karşılık buldu: “Sen o gün ekonomik olarak neredeydin, bugün neredesin? O günden bugüne firman ne kadar büyüdü? Arkadaşların ne kadar güçlendi? Onu hiç masaya yatırmıyorsun. Ben sizin 12 yıl önce durumunuzu, bugünkü durumunuzu da biliyorum. Yeri gelirse bunu teşhir ederim. Dışardan vuran vuruyor ama içerden vuranlara günü gelir hesabını sormasını da bilirim. TÜSİAD niçin istihdama destek vermiyor, bunu hatırlatırım. Dev fabrikalar var. Ne olur 5-10 tane işsiz alsan. Bunları dert edinmiyorsunuz. Biz TÜSİAD'ın politik tarafgirlikten ziyade Türkiye'nin ekonomik mücadelesine yaptığı katkılarla gündeme gelmesini beklerdim. 1 hatfa önce ziyaretime geldin, sizlerle neleri konuştuk? Bu dolarlar, bu avrolar sizleri kurtarmaz. Bu millet sizi kurtarırsa kurtarır.”

17 Mayıs 2019: Türkiye Katılım Bankaları Birliği 18. Olağan Genel Kurul Toplantısında konuşan M.A. Akben: “TL'nin ülkemizin parası olduğu bilincini, hep birlikte, sektörümüzün, bütün bankalarımızın, TL'ye sahip çıkarak göstermesi gerek. Aksi takdirde TCMB'nin, TL, dolar, euro, birkaç para cinsinde yönetim yapması gerekiyor ki, onun da çok kolay olduğunu söyleyemeyiz. Sizlerden bilhassa mevduat alanında, dolarizasyondan TL'ye geçiş konusunda gayretli çalışma bir bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

20 Mayıs 2019: gerçek kişilere yapılan 100 bin USD üstü döviz satışlarında bu dövizlerin kullanımının ya da teslimatının işlem gününde değil bir sonraki gün gerçekleşmesi için BDDK kararı yayımlandı.

20 Mayıs 2019: Bütçe verileri 12 aylık faiz dışı açığın yeni bir rekor kırdığını ve (Mayıs 2018 – Nisan 2019 arası) 12 aylık 99,2 milyar TL’ye yükseldiğini gösterdi. Dört aylık açık 61 milyar TL.

21 Mayıs 2019: Piyasa yapıcı bankalara daha fazla DİBS alımı için baskı yapıldığı haberi uluslararası basında geçti. (TEPAV’ın önerdiğine benzer kredi yapılandırması ve finansal riskin toplumsallaştırılması düzenlemesinin gerekliliği konusunda Dünya Gazetesinde tam sayfaya varan haber yayımlandı)

21 Mayıs: 2019: Tüketici Güven Endeksi çok sert bir düşüşle veri tarihinin en düşük seviyesine (55,3) geriledi.

21 Mayıs 2019: MB fonlama stratejisini değiştirdi. Tekrar normal fonlama yöntemi olan 1 haftalık repo ihalelerine başladı. AOFM’nin bir hafta içinde yüzde 24’e gerilemesi bekleniyor.

21 Mayıs 2019: OECD ekonomik daralma tahminlerini revize etti. 2019 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 2,6 daralacağını, 2020’de ise ancak yüzde 1,6 büyüyeceğini öngördü.

Tekrar ve mini bir seçime giderken beklenen: kredi yapılandırma hamlesi ve yeniden kredi genişlemesi sağlamaya çalışmak. Ses çıkaranı da bastırmak, susturmak.

Şimdi tekrar bakalım: Sürükleniyor muyuz? Yoksa drift mi atıyoruz?